Beslenmemizde çok önemli bir yere sahip olan baklagiller kısaca fasulye, nohut, mercimek, bezelye, bakla ve barbunya olarak bilinir. Bakliyatlar epey çeşitlilik göstermekle birlikte dünya nüfusu için önemli bir sürdürülebilir gıdadır. Tüm popülasyonlarda ve coğrafyalarda bakliyat tüketimi ve bakliyat çeşitliliği değişiklik gösterse de bakliyatların insan beslenmesindeki önemi aynı derecede yüksektir. Bakliyatlar zengin besin içeriğine sahiptir ve biyoyararlılık gösterir; Yani 100 g pişmiş bakliyat besin içeriği sayesinde beslenmelerin kalitesini artırabilecek yeterli miktardır. Yüksek protein içeren bakliyatlar günlük besin ihtiyacımız olan enerjiyi sağlar. Demir, folik asit, potasyum ve çinko içeriği sayesinde beslenmedeki bu minerallerin eksikliğini gidermede yardımcı olur. Bakliyatlardaki potasyum pirince göre karşılaştırıldığında 2 ila 11 kata kadar daha fazladır. Potasyumun hipertansiyonu azaltmada önemli bir role sahip olduğu söylenebilir. 

Araştırmalara göre dünya nüfusunun %30’una yakınında, çoğunlukla kadınlarda ve çocuklarda demir eksikliği olduğu bilinmektedir. Bu vakaların %50 sinin yetersiz beslenmeden kaynaklı olduğu belirtiliyor. Pirince oranla bakliyatlar 2 ila 16 kata kadar daha fazla demir içeriğine sahiptir ve globalde bakliyat tüketimi demir eksikliğini azaltmada önemli bir etkiye sahip olacaktır.

Bir diğer taraftan da Folik asit hamilelik için önemli bir mineraldir ve globalde verilere göre kadınların %50 sinden azı hamilelik döneminde besin takviyesi olarak folik asit alıyor. Bakliyatlar folik asit içeriği bakımından zengindir ve bakliyatlar pirince göre 40 ila 60 kat daha fazla folik asit içerir. Artan bakliyat tüketimi beslenmedeki folik asit seviyelerini artırmaya yardımcı olur. Artan bakliyat tüketimi ile birlikte, bakliyatların çinko içeriği sayesinde gelişmekte olan ülkelerde çocuklar arasında yaygın olan beslenmeden kaynaklı çinko eksikliğini önemli ölçüde azaltmaya yardım edeceği düşünülmektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.